8 Nisan 2026 Çarşamba

Na’radan çalkalanıyor! Öyle ya… Hürriyet var!, & Mehmet Âkif Ersoy*


Bir de İstanbul’a geldim ki: Bütün çarşı pazar

Na’radan çalkalanıyor! Öyle ya… Hürriyet var!,

Galeyana geldi mi, mantık savuşurmuş… Doğru:

Vardı aklından o gün her kimi gördümse zoru.

Kimse farkında değil, anlaşılan, yaptığının;

Kafalar tütsülü hep boşanıp zincirinden,

Yıkıvermiş de tımarhaneyi çıkmış birden!

Zurnalar şehrin ahâlisini takmış peşine;

Yedisinden tutarak tâ dayanın yetmişine!


Eli bayraklı alaylar yürüyor dört keçeli;

En ağır başlısının bir zili eksik belli!

Ötüyor her taşın üstünde birer dilli düdük.

Dinliyor kaplamış etrafını yüzlerce hödük!

Kim ne söylerse, hemen el vurup alkışlanacak…

-Yaşasın!

-Kim yaşasın?

-Ömrü olan.

-Şak! Şak! Şak!

Ne devâirde (devlet dairelerinde) hükümet, ne ahalide bir iş!

Ne sanâyi, na maârif, ne alış var, ne veriş.

Çamlıbel sanki şehir: Zabıta yok,râbıta


yok;

Aksa kan sel gibi, Bir dindirecek vâsıta yok.

“Zevk-i hürriyeti (hürriyet zevkini) onlar daha çok anlamalı”

Diye mekteblilerin tekmil (tamamen) kapalı!

İlmi tazyîk ile (zorlamayla) tâ’lim (öğretmek), o da bir istibdât…

Haydi öyleyse çocuklar, ebediyen âzâd!

Nutja gelmiş öte dursun hocalar bir yandan…

Sahneden sahneye koşmakta bütün şâkirdan (/talebeler).

Kör çıban neşterin altında nasıl patlarsa,


Hep ağızlar deşilip, kimde ne cevher varsa,

Açıyor ortaya, ister temiz, ister kirli;

Kalmıyor kimseciğin muzmeri (içindeki) artık gizli.

Dalkavuk devri değil, eski kasâid (kasideler) yerine,

Üdebânız (edebiyatçılarınız) ana avrat sövüyor birbirine!

Türlü adlarla çıkan nâmütenahi (çok sayıda) gazete,

Ayrılık tohumunu bol bol atıyor memlekete.

İt yetiştirmek için gâyet münbit (verimli)

Bularak fuhuş ekiyor salma gezen bir sürü it!


Yürüyor dîne beş on maskara, alkışlanıyor,

Nesl-i hâzır (mevcut nesil) bunu hürriyet-i vicdan sanıyor!

Kadın, erkek koşuyor borç ederek Avrupa’ya

Sapa düşmekte sizin şıklara, zannım, Asya!

Hakk’a tefviz (Allah’ın izniyle) ile üç tâne yetişmiş kızını;

Taşıyanlar bile varmış buradan baldızını,

Analık ilmi için Paris’e yüksünmeyerek…

Yük ağır, ecri de nisbetle (o oranda) azîm olsa gerek!





*Sultan Abdülhamid & Hüseyin Çelik

Alfa Basım Yayım

1.Basım:Şubat 2023



*Süleymaniye Kürsüsü'nden (Şiir İncelemesi) Şiiri - Profesör Mehmet Kaplan

































































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kim demiş ki sevgiler *

Kim demiş ki sevgiler ayrılıklarla biter Beklemeye razıyım ümidim olsun yeter Yanımda yalnızlığın hasretinden de beter Beklemeye razıyım ümi...