6 Nisan 2026 Pazartesi

Mütevekkil & Mehmet Âkif Ersoy*



"KADERMİŞ" Öyle mi? Haşa, Bu Söz Değil Doğru;

Belanı İstedin, Allah da Verdi... Doğrusu Bu.

"Çalış" Dedikçe Şeriat, Çalışmadın, Durdun,

Onun Hesabına Bir Çok HURAFE UYDURDUN!

 

Sonunda Bir de "TEVEKKÜL" Sokuşturup Araya,

Zavallı DİNİ ÇEVİRDİN Onunla MASKARAYA!

Bırak Çalışmayı, Emret Oturduğun Yerden,

Yorulma, Öyle ya, Mevla Ecir-İ Hâsır İken!

Ah o din nerde & Mehmet Âkif Ersoy*


Ah o din nerde, o azmin, o sebâtın dîni;

O yerin gökten inen dîni, hayatın dîni?

Bu nasıl olur da, ne kadar basmakalıp bir görenek?

Müslümanlık mı dedin? … Tövbeler olsun, ne demek!

Hani İslâm ile birleştiririz kendimizi?

Ye’si (ümitsizliği) tedriç (yavaş yavaş) ile zerk etmiş edenler dine…

O ne mel’un aşı, hiç benzemiyor, hiç birine!

5 Nisan 2026 Pazar

Ağlama yâr ağlama*


Ağlama yâr ağlama, anam

Mavi yazma bağlama

Mavi yazma tez solar, anam

Ciğerimi dağlama

Mavi yazma tez solar, anam

Ciğerimi dağlama

Elmada al olaydın, anam

Selvi de dal olaydın

Bana göre yâr mı yok, anam?

İstedim sen olaydın

Bana göre yâr mı yok, anam?

İstedim sen olaydın

Elma al olan da gel, anam

Ayva nar olan da gel

Hasta düştüm gelmedin, anam

Bari can verem de gel

Hasta düştüm gelmedin, anam

4 Nisan 2026 Cumartesi

Gazel I & Ziya Paşa*


Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşaneler gördüm

Dolaştım mülk-i islamı bütün viraneler gördüm


Bulundum ben dahi dar-üş-şifa-yı Bab-ı Âli'de
Felatun'u beğenmez anda çok divaneler gördüm


Huzur-ı gûşe-yi meyhaneyi ben görmedim gitti
Ne meclisler ne sahbâlar ne işrethaneler gördüm


Cihan namındaki bir maktel-i âma yolum düştü

2 Nisan 2026 Perşembe

Secde & Mehmet Akif Ersoy*


Şuhûdundan cüdâdır, çok zamanlar var ki, îmânım;

Bu vahdet-zâra -gûyâ! - geldim amma bin peşîmânım:
Huzûr imkânı yok, dünyâyı etmiş cezben istîlâ;
Ne hüsrandır, İlâhî, ma’bedim, çepçevre, vâveylâ!
Derinlikler, kovuklar, kuytular, şellâleler, yarlar,
Bulutlar, yıldırımlar, çöller, enginler, sular, karlar,
Güneşler, gölgeler, aylar, şafaklar... Hepsi çığlıkta;
Gelir tarrâkalar çaktıkça ecrâmın karanlıkta!

Sabâ dağlarda Sûr üfler, coşar vâdîde

Dört Kapı Kırk Makam & Yunus Emre*


“Kırk bin kırk dört tabakat meşayih evliyalar

Dört kapıdır kırk makam dem evliya demidir”


“Şeriat, tarikat yoldur varana,

Hakikat, marifet andan içeru”

“Evvel kapı şeriat, geçse andan tarikat

Gönül evi marifet, ışk hakikat içinde”


*HACI BEKTAŞ TASAVVUFUNDA DÖRT KAPI KIRK MAKAM

Alevî-Bektaşî öğretisi, dört ana tema üzerine oturmaktadır. Bu dört ana tema: “Şeriat, Tarikat, Marifet ve Sırr-ı Hakikat”kapılarıdır. Her kapının on makamı vardır. Bunun içindir ki bu algılayış Bektaşî felsefesinde dört kapı

Eski Mûsikî & Yahya Kemal Beyatlı


Çok insan anlayamaz eski mûsıkîmizden

Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden


Açar altın bir anahtarla rûh ufuklarını

Hemen yayılmaya başlar sadâ ve nûr akını


Ve seslenir büyük Itrî semâyı örten rûh

Peşinde dalgalanır bestesiyle Seyyid Nûh


En mutlu devrede Itrî'ye en yakın bir dost

Işıklı dantelalar bestekârı Hâfız Post


Bu neslin ortada dâhîcedir başardığı iş

Mütevekkil & Mehmet Âkif Ersoy*

"KADERMİŞ" Öyle mi? Haşa, Bu Söz Değil Doğru; Belanı İstedin, Allah da Verdi... Doğrusu Bu. "Çalış" Dedikçe Şeriat, Çalı...