15 Mart 2026 Pazar

İstanbul Destanı & Bedri Rahmi Eyüboğlu*


İstanbul deyince aklıma martı gelir

Yarısı gümüş, yarısı köpük

Yarısı balık yarısı kuş

İstanbul deyince aklıma bir masal gelir

Bir varmış, bir yokmuş


İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir

Anadolu'da toprak damlı bir evde

Gülcemal üstüne türküler söylenir

Süt akar cümle musluklarından

Direklerinde güller tomurcuklanır

Anadolu'da toprak damlı bir evde çocukluğum

Gülcemal'le gider İstanbul'a

Gülcemal'le gelir

İstanbul deyince aklıma


Bir sepet kınalı yapıncak gelir

Şehzadebaşı'nda akşam üstü

Sepetin üstünde üç tane mum

Bir kız yanaşır insafsızca dişi

Boyuna boşuna kurban olduğum

Kalın dudaklarında yapıncağın balı

Tepeden tırnağa arzu dolu

Sam yeli, söğüt dalı, harmandalı

Bir şarap mahzeninde doğmuş olmalı

Şehzadebaşı'nda akşam üstü

Yine zevrak-ı derunum

Kırılıp kenara düştü


İstanbul deyince aklıma Kapalıçarşı gelir

Dokuzuncu Senfoniyle kolkola


Cezayir marşı gelir

Dört başı mamur bir gelin odası

Haraç mezat satılmakta

Bir gelinle güvey eksik yatakta

Köşede sedef kakmalı tombul bir ut

Tamburi Cemil Bey çalıyor eski plakta

Sonra ellerinde şamdanlar nargileler

Paslı Acem kılıçları

Amerikan kovboyları

Eller yukarı


Ne kadar da beyaz elbiseleri

Amerikan deniz erleri

Kocaman bir papatyadan yolunmuşlar gibi

Sütten duru buluttan beyaz

Beyazın böylesine ölüm yakışır mı


dersin

Yakışmaz

Ama harbederken onlara

Bambaşka elbiseler giydirirler

Kan rengi, barut rengi, duman rengi

Kin tutar, kir tutmaz

























































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ceviz Ağacı & Nazım Hikmet

Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda, budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. Ne se...