Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır
Yalnız senin aşkınla ruhum solacaktır
Son darbe-i kalbim yine ismin olacaktır
Yalnız senin aşkınla ruhum solacaktır
Yalnız senin aşkınla ruhum solacaktır
Son darbe-i kalbim yine ismin olacaktır
Yalnız senin aşkınla ruhum solacaktır
Tam 3 alayla burada gönülden vuruştular
Düşman Tümen sanırdı bu şaheser erleri
Allah’ı arzu ettiler, Akşama kavuştular
İstanbul'un boğazı yanmış dün gece
Yıldızlar şahitlik etmiş, güya suçlu benmişim
Oysa can, yemin olsun yanağımdan süzülen denize
Ben bu şehre yüreğimi içirmedim
Göklerden hicran yağdı, İstanbul'lu bir geceydi
Yere düşen her damlanın yüreğinde sen vardın
İsmin dudaklarımda idamlık bilmeceydi
Yalansa kahrolayım, sen İstanbul kokardın
Sevda dediğin gülüm bir busedir dudağımda
Bıçak gibi, yasak gibi, kan gibi...
Out your name
You know that I'm falling in love
Don't know what to say
I'll speak a little louder
I'll even shout
You know that I'm proud
And I can't get the words out
Oh I...
I want to be with you everywhere
Oh I...
I want to be with you everywhere
(Wanna be with you everywhere)
Something's happening
Bil ki hayat virane
Sen yoksun ya yanımda, bu âlemden bana ne
Bu âlemden bana ne
Sen yoksun ya yanımda, bu âlemden bana ne
Bu âlemden bana ne
Bu dünyada sevmeyen ya deli ya divane
Ya deli ya divane
Sen yoksun ya yanımda, bu âlemden bana ne
Bu âlemden bana ne
Boynumu büktüm ağladım
Elveda dediğin yerin
Yanına çöktüm ağladım
Anılar gezdi kanımda
Seni aradım yanımda
Tesbih gibi her anımda
Hasreti çektim ağladım
Her seven boyun eğmiş
Ayrılık ne yaman şeymiş
Gözden yaş dökmek neymiş
Gözümü döktüm ağladım
İçim garip gönlüm darda
Gözlerim karşı duvarda
Ben her akşam aynalarda
Yüzüne baktım ağladım
hayallerim kıpkırmızı olurdu
İstanbul hala güneşin ardında
ufuklarında birkaç kara leke
birkaç kan pıhtısı dudaklarında
İstanbul hala sevimli mi sevimli
ve hala bir tomurcuk tadında
yürüyelim seninle İstanbul'da
korkusuz bir rüyadır
bekler bizi Beykoz'da, Üsküdar'da
birkaç kuğu, birkaç mahzun kuştüyü
yenilgisiz bir muamma gibidir
arar buluşmayan ellerimizi
deli rüzgar yine sarhoş, hovarda
tam orada, Çamlıca yokuşunda
birkaç bulut çekelim gökyüzünden
damarlarımızdan geçirelim ve birden
He's the man
A spider's touch
Such a cold finger
Beckons you to enter his web of sin
But don't go in
[Chorus]
Golden words he will pour in your ear
But his lies can't disguise what you fear
Açılan tek gülüsün sen bu bağın
Kurulu kalplere sevda otağın
Kimbilir hangi gönüldür durağın
Her gören göğsüme taksam seni der
Kimi ateş gibi yaktın beni der
Kimi billur bakışından söz eder
Kimbilir hangi gönüldür durağın
Bir seni düşündüm bir de kendimi
Saatler dolmadı, sabah olmadı
Bir seni düşündüm bir de kendimi
Güneşi görmeyeli günler oldu
Derdimi dinler oldu duvarlar ya harbi zordu
Bir seni düşündüm de kendimi çoktan unuttum
Bir yerde düşürdüm uykularım bulunmaz oldu
Acılar arsız bugün dünümden farksız
Nefes alan bi cansız, vurulmuş hep apansız
Bir yanı seni özlüyor bir yanı kararsız
Yandı yandı söndü gönlüm
Evvel yükseklerden uçtu
Düze indi şimdi gönlüm
Gözlerimde kanlı yaşlar
Hasretin bağrımda kışlar
Başa geldi olmaz işler
Bin bir dertle doldu gönlüm
Gelecektin gelmez oldun
Halimi hiç sormaz oldun
Yaralarımı sarmaz oldun
Yokluğunda soldu gönlüm
Gözlerimde kanlı yaşlar
Hasretin bağrımda kışlar
Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi,
Ta ki, yükselen ezanlarla müeyyed namın
Galib et, çünkü bu son ordusudur İslamın.
Ömrüm seni sevmekle nihayet bulacaktır Yalnız senin aşkınla ruhum solacaktır Son darbe-i kalbim yine ismin olacaktır Yalnız senin aşkınla ru...