22 Nisan 2025 Salı

Hürriyet Kasidesi & Namık Kemal*


Görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten

Çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten


Asrın hükümlerini sadakat ve selametten çıkmış görüp

Çekildik izzet ve talih ile hükümet kapısından


Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten

Mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten


Kendini insan bilenler halka hizmetten usanmaz

İnsanlık sahibi olanlar mazluma yardımdan


el çekmez


Hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma

Yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten


Millet hakir olduysa şanı eksilir sanma

Cevher yere düşünce kadir ve kıymetten de düşmez


Vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır

Ne gam rah-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten


Vücudun ki hamuru ve mayası vatan toprağındandır

Vatan yolunda çile ve sıkıntı ile toprak olursa gam değildir


Muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir

Köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten


Zalimin yardımcısı dünyada alçaklık erbabıdır

Acımasız avcıya hizmet etmekten zevk alan ancak köpektir [av köpeği]


Hemen bir feyz-i baki terk eder bir zevk-i faniye

Hayatın kadrini âli bilenler hüsn-i şöhretten


Sonsuza kadar kalacak bir feyzi terk eder geçici bir feyze

Şöhretin güzelliğinden hayatın kadrini daha üstün görenler


Nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler

Nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten


Halkta hayatın uzunluğuna bunca rağbet nedendir

Emaneti saklamaktan insana menfaat getiren nedir ki? (Emanet, burada, Tanrı emaneti, "can" anlamında)


Cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim

Utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten


O ki, cihanda kendini her fertten alçak görür


Kendi nefsinden utanmaz da utanır kınanmaktan


Felekten intikam almak demektir ehl-i idrake

Edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten


Anlayan için, felekten intikam almak demektir

Gayreti artırıp utanç/pişmanlık duygusundan faydalanmak


Durup ahkam-ı nusret ittihad-ı kalb-i millette

Çıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı rey-i ümmetten


Zafer/başarı hükümleri milletin kalbinin birleşmişliğinde durur

Rahmet eserleri, milletin oylarının ihtilafından / farklılığından çıkar


Eder tedvir-i alem bir mekînin kuvve-i azmi

Cihan titrer sebat-ı pay-ı erbab-ı metanetten


Bir iktidar sahibinin azminin kuvveti alemi dolaşır

Cihan, metanet sahiplerinin ayaklarının kararlılığından titrer


Kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar

Fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten


Kader, her feyzini, her lütfunu bir vakit için saklar

Milletteki zaaf ve gevşeklik yüzünden ümitsizliğe kapılma


Değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı

Felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten


Zincire vurulmuş aslana ayaklarının güçsüzlüğü töhmet değildir

Felekte talih utansın nasipsiz himmet erbabından


Ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir

Hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten


Işık henüz en yüksek makamından uzaksa, mecburiyetindendir

Tabiat yerde kalan kabiliyetten utansın


ol nesl-i kerîm-i dûde-i Osmaniyânız
kim

Muhammerdir serâpâ mâyemiz

hûn-ı hamiyetten


Biz o Osmanlı soyunun yüce

ocağındanız

Baştan ayağa mayamız hamiyet
kanıyla mayalanmıştır


Biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd

ü içtihâdız kim

Cihangirâne bir devlet çıkardık

bir aşiretten


Biz o himmet ailesi gayret ve

ciddiyet erbabıyız ki

Bir küçük aşiretten cihana meydan
okuyan bir devlet çıkardık


Biz ol ulvi-nihâdânız ki

meydân-ı hamiyette

Bize hâk-i mezar ehven

gelir hâk-i mezelletten


Biz o yüce yaratılışlılarız ki hamiyet

meydanında

Zelil olarak ayak altında toprak olmak,

mezar toprağından daha kötüdür bizim için


Ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet

Kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten


Hürriyet savaşı korkulu ateşlerle dolu olsa gam değil

Yiğit olan bir can için gayret meydanından kaçar mı?



Kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın

Müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten


Celladın cana kast eden kemendi insafsız bir ejder de olsa

Esaret zincirinden yüz bin defa daha iyidir


Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin

Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten


Felek bütün cefa sebeplerini toplasın gelsin

Millet yolunda çalışmaktan dönersem


kahpeyim


Anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler

Ki ednâ zevki aladır vezâretten sadâretten


Süreç boyunca çektiğim sıkıntı ve zorluklar anılsın

Ki bunun en kötü zevki dahi vezirlik, sadrazamlık zevkinden yücedir


Vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim

Ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten


Vatan vefasız, alaycı bir nazlı kıza dönmüş ki

Ayırmıyor aşkının sadıklarını gurbetin elemlerinden


Müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir

Vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten


Korkunun ve yalvarmanın uzağındayım

Benim indimde görevim menfaatten, hakkım da hükümetin kötülüklerinden üstündür


Civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ey bidâd

Erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten


Ey zalim, milletin civanmertleriyle kavgadan kaçın

Hamiyet kanının ateşiyle erir zulüm kılıcın


Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet

Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten


Adaletsizlik ile, zulüm ile hürriyeti imha etmek ne mümkündür

Eğer gücün yetiyorsa çalış, insanlıktan idrak yeteneğini kaldır


Gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret

Ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten


Gayret cevheri gönülde elmasa benzer

Tazyiğin şiddetinden ağırlığın tesirinden ezilmez



Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet

Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten


Ey hürriyetin güzel yüzü, ne büyülüymüşsün ki

Esaretten kurtulduysak da aşkının esiri olduk


Senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme

Cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten


Şimdi kalbi cezbedecek güç sendedir,


güzelliğini örtme

Güzelliğin, milletin bakışlarından ebediyyen yok olmasın.


Ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl

Cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten


Ey gelecek ümidi, ne candan sevgili imişsin

Cihanı bin türlü ümitsizlik ve dertten senmişsin azad eden


Senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et

Hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten



Hüküm çağı senindir hükmünü dünyaya yay

Tanrı talihini her türlü afetten korusun


Kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar

Uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten


Zulmün köpeklerine kaldı gezdiğin güzel ovalar

Uyan ey yaralı kükreyen arslan, uyan bu gaflet uykusundan



*HÜRRİYET KASİDESİ VE GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ | NAMIK KEMAL, M. BAHADIRHAN DİNÇASLAN



*Namık Kemal - Vikipedi

*zamanın yöneticilerine güzel göndermeler yapılmış çok anlamlı beyitleri
bulunan kaside. işin en güzel yanı ise kasideler bir kişiyi övmek için yapılır. bu kişiler genelde ya zenginler ya da padişahlar olur ve kasideyi yazan kişiye kasideden ötürü büyük bir mebla öderler. tabi böyle bir zorunluluk yoktur fakat genellikle böyle olur. hürriyet kasidesi ise bir şeyi övmek için yazılmıştır. önemli bir şeyi.hürriyeti!



















































































































































































































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşiyan*

Sanki sana o özlemim geçmişte kaldı Bir de üstüne karlar yağdı Orada duran öylece bir olduk bir an Kol kolaydı genç kız ve adam Aşinayım ben...