Olgunlaştığım zamanlar
Parlak açık renk alırım.
Ormanlarda toplanamam
Kuşlara yemlik kalırım.
Rengim sarı kırmızıdır
Yetişirsem bahçelerde.
Taze olarak yenirim
Olgunlaştığım her yerde.
Kurumuş tanenli etim
Peklik giderici olur.
Şeker hastaları beni
Yediğinde şifa bulur.
*Üvez (bitki) - Vikipedi
*Üvez (Sorbus), kışın yaprağını döken, farklı boylarda (3–25 m), gülgiller (Rosaceae) familyasına ait, çalı ya da orman ağacı türlerinin ortak adı.
Mayıs-Haziran ayları arasında beyaz, ender olarak da pembe renkte çiçek açmaktadır. Meyveler yalancı meyve tipinde; küremsi, yumurtamsı ya da armut şeklindedir. Üvez cinsinin kuzey yarım kürenin değişik bölgelerinde yayılmış olan 80 den fazla türü, Türkiye'de ise 12 türü ve 17 taksonu bulunmaktadır.[1]
Sorbus sözcüğü Latince "Sorbum" sözcüğünden gelir ve "meyve" anlamı taşır. Anadolu' da üvez ismi sadece Sorbus domestica türü için kullanılır. Diğer üvez türlerinin yaygın adı "geyicek elması, geyik elması, kuş elması ya da kuş armutu" şeklindedir.[1]
Türkiye'de doğal olarak bulunan üvezlerin çoğunluğu; hem kuraklığa hem de hava kirliliğine dayanıklı türlerden oluşmaktadır. Çalı ve küçük ağaç görünümlü üvezler yüksek dağ kuşağında önemli bir erozyon kontrolü bitkisidir. Üvez ve özellikle akçaağaç yapraklı üvezin kerestesi çok değerlidir. Yaz aylarında çiçek açmalarından dolayı arıcılık açısından önemli bir bitkidir. Meyveleri insanlar
ve kuşlar başta olmak üzere diğer canlılar tarafından yenilmektedir. Ayrıca meyve ve yaprakları modern ve alternatif tıpta çok amaçlı kullanılır.[1] Bu bitkiden Ruslar "ryabin cognac" adında geleneksel votka yapar.










Esenköy pazarında rastladığımızda ilk defa gördüğümüzde ilgimizi çekmişti. Meyvenin ismini sorduğumuzda ilgimiz daha da artınca; satıcıdan önce bilgi, sonra satın aldık. Ormandan toplandığını öğrendik. Dallarıyla birlikte satılıyordu, evde bir süre dallarıyla tuttuk. Satıcının açıklamalarına uygun olarak yumuşamasını bekliyecektik. Kontrol ettiğimizde meyvenin sert ve ham olduğunu gördük. Yaprakları dökülmeye başlayınca, dallarından kopararak açıkta bekletmeye başladık. Ham olduğu ilk günlerde muşmula gibi sert ve lezzetsizdi. Bir kap içinde sabırla beklemeye başladık. Gerçekten de, araya giren ilk bir ay kadar sonra rengi giderek muşmulada olduğu gibi; kahverengi kremimsi birrenge dönüştü. İki ay kadar sonra şekerlendi yenecek hale geldi. Sonuçta bu kadar uğraştıracak bir meyvenin, neden pazarlarda sık görülmediğini anladık.
YanıtlaSil