Uzuyor yıllar gibi dakikalar sen yoksan
Teselliler ümitler neye yarar sen yoksan
Alev alev yanarken bilsen nasıl her gece
Bin defa ölüyorum fecre kadar sen yoksan
Teselliler ümitler neye yarar sen yoksan
Alev alev yanarken bilsen nasıl her gece
Bin defa ölüyorum fecre kadar sen yoksan
Como si fuera ésta noche
La última vez
Besame, besame mucho
Que tengo miedo a perderte
Perderte después
Besame
Besame mucho
Como si fuera ésta noche
La última vez
Besame, besame mucho
Que tengo miedo a perderte
Perderte después
Down Nicollet Avenue
A city aflame fought fire and ice
‘Neath an occupier’s boots
King Trump’s private army from the DHS
Guns belted to their coats
Came to Minneapolis to enforce the law
Or so their story goes
Against smoke and rubber bullets
By the dawn’s early light
Citizens stood for justice
Their voices ringing through the night
And there were bloody footprints
Where mercy should have stood
And two dead left to die on snow-filled
Gizli aşk bu, söyleyemem derdimi hiç kimseye
Zevke veda, neşeye de, veda artık herşeye
Zevke veda, neşeye de, veda artık herşeye
Arzular bir bir hayal oldu, baharımın gülleri soldu
Gönlüm hicran, hasret, gamla doldu
Arzular bir bir hayal oldu, baharımın gülleri soldu
Gönlüm hicran, hasret, gamla doldu
Sevdim ama görmüyor, bak,
Ya no estas más a mi lado, corazón
En el alma solo tengo soledad
Y si ya no puedo verte
Por qué Dios me hizo quererte?
Para hacerme sufrir más
[Pre-Coro]
Siempre fuiste la razón de mi existir
Adorarte para mí fue religión
En tus besos yo encontraba
El calor que me brindaba
El amor y la pasión
Yaşanılması gereken yılları
Ayrılık bir kor gibi
İçinde kalır sırları
Bilerek yaşarsın acıları
Nefesin öylesine hızlı
Ardı ardına sıralı
Yakalanırsın ya hazırlıksız ya hazırlıklı
Karanlık hayallerin peşinden koşarsın yaralı
Hayat bu
Sen kaçarken kovalarsın yılları
Kıtalar arasında
Hatiralar köpürüyor Boğaz’da
İstanbul’u bırakamıyorum
Seviyorum bu maviyi
Vapurların geliş gidişini
Başka hiçbir yere benzemeyen,
Canım Boğaziçi’ni
Bakışıyor Galata ve Kız Kulesi
İçimde bilmediğim yerlerin özlemi
Düşüncelerimi bölüyor vapurun sesi
Bırakamıyorum bu kadim şehri
Bütün bir hayatım Boğaz’ın kıyısında
Anılarım, ilk aşkım, ilk ayrılışım
Meni attın ay gız ay gız ateşe
Beslemektir aşkini daim feşe
Atacağdın meni sevdiğim söyle vazgeçim
Doldur aşki şerbet gibi ver içim
Söyle söyle sene bele noldu yar
Atacağdın beni sevdiğim söyle vazgeçim
Doldur aşki şerbet gibi ver içim
Söyle söyle sene bele noldu yar
Söyle söyle sene bele noldu yar
Çağırıram gel haralarda galsam
Meni terketme yalvarıram yar
Meni atma terketme
Atacağdın meni sevdiğim söyle vazgeçim
Gözlerimin önünde seninle geçen günüm
Senden sonra kalbimi sevgilere kapadım
Ben seninle o günü bin yıl gibi yaşadım
[Nakarat]
"Son arzun nedir?" diye gelip de bana sorsalar
Gözlerime bakıp da her şeyi anlasalar
"Son arzun nedir?" diye gelip de bana sorsalar
Gözlerime bakıp da her şeyi anlasalar, ah
Senden gelen, senin olan ne varsa her şey hatırımda
Ay, o günler, o günler
Şimdi yabancı gibiler
Bir günlük mutluluğa bir ömür alıp gittiler
Ne günlerdi, ah, o günler
Bir daha dönülse şu yalancı dünyaya
Bir ömür verirdim ben yine seninle bir günlük mutluluğa
Zan etme ki ğayr eyler
Ârif ânı seyr eyler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler…
Sen Hakka tevekkül kıl
Tefvîz it ve râhat bul
Sabr eyle ve râzı ol
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler…
bir salkım söğüt vardı
her akşam benimle
yalnız o oturup ağlardı.
bir salkım söğüt vardı
suskunluğumu bir o anlardı
her şafak vakti gün doğarken
kapımızın önünde.
hıçkırık boğazımda
düğüm düğüm olurdu
kapımızın önünde
yel vurunca hıçkıran
ikindi serinliği
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.
Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
Unutulmuş güzel şarkılar için
Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan,
Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan
Sesin nerde kaldı? kar içindesin!
Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
Uyandırmayın beni, uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkına
Yağsın kar üstümüze buram buram...
Parlak açık renk alırım.
Ormanlarda toplanamam
Kuşlara yemlik kalırım.
Rengim sarı kırmızıdır
Yetişirsem bahçelerde.
Taze olarak yenirim
Olgunlaştığım her yerde.
Kurumuş tanenli etim
Peklik giderici olur.
Şeker hastaları beni
Yediğinde şifa bulur.
Ve her an, çoğalıyor solgun kalbimde
Tüm acıları mutsuz aşkın
Ve kaygıdan çıldırmış gibiyim.
Fakat susuyorum, mırıltım işitilmiyor;
Akıyor gözyaşlarım, onlar avuntudur bana;
Kederle kaplı ruhum,
Acı bir zevk buluyor onda.
Ey yaşam düşü! Uç git, acımam sana,
O boş görüntü karanlıkta yitip gitsin;
Aşkın acısıdır değerli olan benim için,
Öleyim ne çıkar, severken öleyim ama...
Sanki sana o özlemim geçmişte kaldı Bir de üstüne karlar yağdı Orada duran öylece bir olduk bir an Kol kolaydı genç kız ve adam Aşinayım ben...