30 Mayıs 2025 Cuma

Zülf-i Siyâhı Sâye-i Perr-i Hümâ İmiş & Şair Baki*


Zülf-i siyâhı sâye-i perr-i hümâ imiş

İklîm-i hüsne anun içün pâdişâ imiş

Bir secde ile kıldı ruh-ı âfıtâbı zer

Hâk-i cenâb-ı dûst ‘aceb kîmyâ imiş

Âvâzeyi bu ‘âleme Dâvûd gibi sal

Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş

Görmez cihânı gözlerümüz yâri görmese

Mir’ât-ı hüsni var ise ‘âlem-nümâ imiş

Zülfün esîri Bâkî-i bî-çâre dûstum

Bir mübtelâ-yı bend-i kemend-i belâ imiş


























Günümüz Türkçesi ile:

Sevgilinin siyah saçları,hüma kuşunun 

kanadının talih bağışlayan gölgesi imiş.

Onun için o güzellik ülkesinin sultanı imiş.

Bir secde etmekle güneş gibi güzel yüzü altına dönüştü

Sevgilinin çevresinin toprağı nasıl bir kimya imiş

Yüksek sesini bu aleme Davut gibi sal

Çünkü bu gök kubbede baki kalan ancak hoş bir seda imiş.

Gözlerimiz sevgiliyi görmezse dünyayı görmez olur.

Onun güzelliğinin aynası varsa dünya görünür olur.

Bu biçare Baki zülfünün esiridir sevdiğim,

Bela kemendinin esaretinin bir tiryakisi imiş.














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşiyan*

Sanki sana o özlemim geçmişte kaldı Bir de üstüne karlar yağdı Orada duran öylece bir olduk bir an Kol kolaydı genç kız ve adam Aşinayım ben...