17 Mart 2025 Pazartesi

Hâb-gâh-ı yâre girdim arz için ahvâlimi*


Hâb-gâh-ı yâre girdim arz için ahvâlimi

Bir perişân hâlini gördüm unuttum hâlimi

Sâkiten icrâ ederken dîde eşk-i âlimi

Leblerinde sînesinde gizlenen âmâlimi

Leblerimle topladım tebrik edin ikbâlimi

Terkîb-i bend & Ziya Paşa*


Saki getir ol badeyi kim mâye-i candır

Arâm-dih-i akl-ı melâmet-zedegândır

Ol mey ki olur saykal-ı dil ehl-i kemâle

Nâ-puhtelerin aklına bâdî-i ziyandır

Bir câm ile yap hatırı zîrâ dil-i vîrân

Mehcûr-ı hârâbat olalı hayli zamandır

Sâkî içelim aşkına rindân-ı huda'nın

Rindân-ı huda vâkıf-ı esrâr-ı nihândır

Sâkî içelim rağmına sûfî-i harisin

Kim maksadı kevser emeli hur-i cinândır

Aşk olsun o pîr-î mey-i perverde-i aşka

Kim badesi sad-sâle vü sâkîsi civandır

Pîr-i meye sor mes'elede var ise şüphen

Vaizlerin efsaneleri hep hezeyandır

Ben anladığım çarh ise bu çarh-ı çep-

Ateş-i sûzân-ı firkat yaktı cism ü cânımı *

 



Ateş-i sûzân-ı firkat yaktı cism ü cânımı 

Bir harâb-âbâde döndürdü dil-i vîrânımı 

Neyle teskin eyleyim bu dîde-i giryânımı 

Çünki aldırdım elimden sevgili cânânımı 

Ağla çeşmim ağla durma gitti elden nazlı yâr 

Çağla ey eşk-i terim çağla misâl-i cüy(i) bâr 

Rûyinden at nikabı*


Rûyinden at nikabı

Doldur şarab-ı nabı
Ver mutrıba rebabı
Çalsın da zevkim artsın
İçsin de şevkim artsın

Hanendeler ser-a-ser
Düm tekle hep beraber
Nağmat ile ter-a-ter
Çalsın da zevkim artsın
İçsin de şevkim artsın

Sen de mi halâ esîr-i zülf-i yâr olmakdasın*


Sen de mi halâ esîr-i zülf-i yâr olmakdasın

Uslan ey dil uslan artık ihtiyâr olmakdasın

Bilmiyorsun kendini zar ü nizar olmakdasın

Uslan ey dil uslan artık ihtiyâr olmakdasın

8 Mart 2025 Cumartesi

Siyah Gözlerine Beni de Götür & Nurullah Genç


Daha dokunmadan kurudu irem

çöllere bir türlü yağamıyorum
yeni bir koşunun başlangıcında
biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyası
bir kalp yangınından geriye kalan
siyah gözlerine beni de götür
artık bu yerlere sığamıyorum.


Pembe uçurtmalar yolladığından beri
sarardı tiryaki menekşeleri
sonbaharın tozlu kafeslerinde
sevgi turnaları yakalıyorum
turnalar gidiyor; ben kalıyorum
avareyim,asudeyim,yorgunum
bilmiyorum neden sana vurgunum

4 Mart 2025 Salı

Ağa Camii & Nazım Hikmet*


Havsalam almıyordu bu hazin hali önce

Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce


Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım;

Allah'ımın ismini daha çok candan andım.


Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen!

Böyle sokaklarda ki, anası can verirken,


Işıklı kahvelerde kendi öz evladı var...

Böyle sokaklarda ki, çamurlu kaldırımlar,


En kirlenmiş bayrağın taşıyor gölgesini,

Üstünde orospular yükseltiyor sesini.


Burda bütün gözleri bir siyah el bağlıyor,

Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor.


Kendi elemim gibi anlıyorum ben bunu,

Anlıyorum bu yerde azap çeken ruhunu


Bu imansız muhitte öyle yalnızsın ki sen

Bir teselli bulurdun ruhumu görebilsen!

Açılan bir gül gibi*

Açılan bir gül gibi  Gir kalbe gönül gibi  Coşarım sen gülersen  Ağlarım ben küsersen  Kalbime gir bahar ol  Yüreğim tazelensin  Biricik çiç...