8 Eylül 2024 Pazar

.Yok saymak *


Yılların tecrübesi yetmez mi

Aklını kullanmak yerine 

Karşı tarafı yıldırmak mı

Diz çöktürmeyi seçmek

Haddini bildirmek mi

Yoksa her şeye rağmen

Olumsuz gibi görünenleri

Fırsata çevirmek mi

Beklentileri düşük tutup

Arzuların şifresini çözmek

Bir kere denedim olmadı yerine

Doğuştan kendisine verilen

Kadın fıtratına özgü kabiliyetini

Detaycı düşünmeyi kullanmak mı

Sözlerin insan üzerindeki gücünü

Sihirli etkisini, tecrübeyle yoğurarak

Ne yapabilirim arayışıyla

5 Eylül 2024 Perşembe

Hoş Geldin Eylül*


Hazan dediler,

Hüzün dediler..
Kalbimizi ele verdiler…
Sadece Eylüldü gelen,
Güzelliği göremediler…
Oysa benim Eylüllerimde
Cevizler, incirler, bademler var..
Tezgahta lüfer, oltada İstavrit var…
Bağ bozumları
Üzüm şıraları
Kış hazırlıkları
Tatlı esinteler
Naif geceler
Yağmurlar…
Güzel başlangıçlar var…
Bir de, mutlu şarkılar…

30 Ağustos 2024 Cuma

Ruhuma Asla & Sezen Aksu*


[Bölüm]

Yetmez, tacını, tahtını, bahtını versen yetmez

Yetmez, varını, yoğunu, çoğunu sersen yetmez

Eğmez başını bu yürek ölse, çula çaputa eğmez

Ruhum aşkın esiri, başka esaret sevmez


[Ön Nakarat]

Malımı al, mülkümü al, olsa gel, samur

Hoşça Bak Zâtına Kim Zübde-i lemsin Sen & Şeyh Galib *


Ey dil ey dil niye bu rütbede pür gâmsın sen

Gerçi vîrâne isen genc-i mutalsamsın sen
Secde-fermâ-yi melek zât-ı mükerremsin sen
Bildiğin gibi değil cümleden akvâmsın sen
Rûhsun nefha-i Cibril ile tev’emsin sen
Sırr-ı Hak’sın mesel-i İsi-i Meryem’sin sen

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen

Merteben ayn-ı müsemmâdadır esmâ sanma

25 Ağustos 2024 Pazar

Su Kasidesi & Fuzuli*




Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su

Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su

(Ey göz! Gönlümdeki (içimdeki) ateşlere göz yaşımdan
su saçma ki, bu kadar (çok) tutuşan ateşlere su fayda
vermez.)

Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su

(Şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa
gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök
kubbeyi kaplamıştır, bilemem..)

Zevk-ı tîğundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ilen bırağur rahneler dîvâra

Diyelim ki, Biz öldük, siz kaldınız & Nazım Hikmet


Diyelim ki, 

Biz öldük, siz kaldınız.

Diyelim ki,

Kurudu ormanlar, nehirler,  yuvalarında kuşlar.

Diyelim ki,

Ateş olup küller üfürdünüz memlekete.

Baktınız,

Kalmamış yakacak tek bir ağaç,

Sönmeyen ocak, 

Akacak tek damla gözyaşı.

Sonra..?

Geçip ortasına ölümün düğün mü kuracaksınız..?

Diyelim ki kurdunuz,

Külden ağaçlar, 

Uçmayan kuşlar, 

Açılan bir gül gibi*

Açılan bir gül gibi  Gir kalbe gönül gibi  Coşarım sen gülersen  Ağlarım ben küsersen  Kalbime gir bahar ol  Yüreğim tazelensin  Biricik çiç...