5 Şubat 2026 Perşembe

Ey kıt’a-i mukaddese, hâk-i mukaddesât & Fâik Âli (Ozansoy)

 


Ey kıt’a-i mukaddese, hâk-i mukaddesât,

Ey zât-ı kibriyâya nazargâh-ı iltifât, 

Koynunda ey Zebûr ile Tevrât’ı saklayan, 

İncil’e menzil, âlem-i Kur’an’a âşiyân, 

Târih-i âdemiyyetin en başlı vâirisi, 

Beyt-i Hudâ ve Ravza-i Kudsiyye hârisi (2021: 16).



*
Batarya ile Ateş & Süleyman Nazif 

Karbon Kitaplar

Baskı: Nisan 202-1.Basım



*Bu şiirde vatan, dünyanın en güzel yeri olarak tasvir edilir. Vatanın romantik bir bakışla işlendiği şiirin devamında vatan toprağı, şair tarafından kutsanır. Bu kutsallığın kaynağı olarak da öncelikle dinî bir bağlam ortaya koyulur: 

Geniş Osmanlı İmparatorluğu toprakları, aynı zamanda üç dinin de kutsalı sayılan şehirleri içerir. Kudüs, Mekke ve Medine hem dinî hem tarihî bakımdan bütün dünyanın gözünün


üzerinde olduğu yerlerdir. Fâik Âli’nin dönemin siyasi şartları ve mevcut sınırları etrafında bir vatan anlayışıyla merkezden uzak da olsa bu beldeleri vatan toprağı saydığı görülür. Şiir daha sonra tarihsel çerçeveye oturtulur. Böylece vatan, ortak tarihin ve kolektif hafızanın mekânı olarak da tespit edilir:



Osman serîr-i şânı, Yavuz taht-ı haşmeti, 

Ey Barbaros’la Köprülüler sahn-ı himmeti, 

Ey Midhat’ın mücâhede-i sahrâsı,


meşhedi 

Yüz kavmin ey metâf-ı kadî ü müebbedi (2021: 16-17)



*5091697


*Hatice YILDIZ Dr. Öğr. Üyesi Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Orcid.org./0000--0001-6494-3276.


*Millî uyanışlara sahne olan 19. yüzyılda millî kültürün en önemli ifade aracı olarak görülen edebiyat ve özellikle şiir alanında yazılan eserler


çerçevesinde bir millî romantizm olarak adlandırılan yeni bir duyuş tarzı gelişmiştir. Dilde, edebiyatta, sanatta gelişen bu bu yeni duyuş neticesinde, başta Avrupa ülkelerinde olmak üzere, milletlerin hayatı, tarihi işlenmiş, vatansever ve hamasî nitelikli şiirler milletleşme sürecindeki her toplumda estetik olduğu kadar didaktik bir işlev de kazanmıştır. Millî romantizm, Türk şiirinde de 19. yüzyıldan itibaren etkili olmuştur.Yenileşme Devri Türk şiirinin öne çıkan isimlerinden biri olan
Fâik Âli [Ozansoy] da bu duyuşu benimsemiş isimlerden biridir. Şair

soylu bir aileye mensup olan
Fâik Âli, kardeşi Süleyman Nazif gibi genç yaşından itibaren şiirle ilgilenmiştir. Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati gibi edebî hareketler içinde de yer alan Fâik Âli, ilk dönem şiirlerini aşk, kadın, tabiat gibi konular etrafında kaleme almıştır. II. Meşrutiyet sonrasında ise toplumsal ve millî meselelere yönelmeye başlayan şair, Osmanlı Devleti’nin toprak kayıplarıyla sonuçlanan Balkan Savaşları ve daha sonra kaçınılmaz olarak girdiği I. Dünya Savaşı’nın etkisiyle hamasî bir üslûp benimsemiştir. Şair bu dönemde

kaleme aldığı şiirlerini Elhan ı Vatan (1917) isimli kitabında bir araya getirmiştir.
Savaşın ağır yükünü, orduya yönelik övgüleri, askerlik ve şehitlik sevgisini dile getiren bu şiirler, Fâik Âli’nin yeni bir duyarlılığın kapısını araladığını gösterir. Millî romantik duyuş tarzı olarak adlandırılabilecek bu yeni bakış, onun şiirlerini vatan, kimlik ve tarih şuuru gibi temalar çerçevesinde değerlendirmeyi mümkün kılar. Bu çalışmada, Fâik Âli’nin Elhan-ı Vatan isimli şiir kitabında yer alan otuz altı şiir, milî romantizm bakımından

değerlendirilecektir.  























































































































Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ey kıt’a-i mukaddese, hâk-i mukaddesât & Fâik Âli (Ozansoy)

  Ey kıt’a-i mukaddese, hâk-i mukaddesât, Ey zât-ı kibriyâya nazargâh-ı iltifât,  Koynunda ey Zebûr ile Tevrât’ı saklayan,  İncil’e menzil, ...