27 Nisan 2025 Pazar

Bu gülzârın yine bir nev-bahârı*


Bu gülzârın yine bir nev-bahârı

Rehîn-i intizâr etti hezârı
Dem-i teşrîfi yâri gülizârı
Bugün de neş’ezâr etti hezârı

Tedârik üzre gördüm gülsitânı
Tekarrûb eylemiş vakt-û zamânı
Haberdâr eyledim ben de nihânı
Bu müjdem pür mesâr etti hezârı

Kaçıncı fasl-ı bahâr bu solar gider emelim*


Kaçıncı fasl-ı bahâr bu solar gider emelim

Tadılmadan nice yıllar geçer budur hâlim

Çiçeklerin bana dal dal uzansa değmez elim

Ben işte böyle bir aşkın esîriyim güzelim

Saçının telleri göğsünde perişan yaraşır*


Saçının telleri göğsünde perişan yaraşır

Öyle sünbüllere bir böyle gülistân yaraşır

Tâc olur ayla güneş alnına her ân yaraşır

Gönlümün tahtına bir sen gibi sultân yaraşır




Al sazını sen sevdiceğim şen hevesinle*


Al sazını sen sevdiceğim şen hevesinle

Çal söyle benim şarkımı sevdâlı sesinle

Ben dinleyeyim ağlayayım gizlice böyle

Çal söyle benim şarkımı sevdâlı sesinle

26 Nisan 2025 Cumartesi

Nihân etdim seni sînemde ey mehpâre cânımsın*


Nihân etdim seni sînemde ey mehpâre cânımsın

Benim râz-ı derunum,sevdiğim dilber nihânımsın,

Gönül sende,gözüm hak-i derinde ey şeh-i devrân

Benim cân ü cihânım rûz ü şeb vird-i zebânımsın

Çek küreği güzelim Uzanalım Göksu'ya *


Çek küreği güzelim

Uzanalım Göksu'ya 

Gün inerken dönelim 

Süzülerek Moda'ya 

Karşımda güzel Bebek 

Bakarken solgun aya 

Su üstünde sekerek 

Süzülelim Göksu'ya 

Mavi bir cennet gibi Uzanıyor 

Marmara Biz de cennetten geçip 

Uzanalım Göksu'ya 

25 Nisan 2025 Cuma

Ben güzele güzel demem Güzel benim olmayınca & Karacaoğlan *


Ben güzele güzel demem

Güzel benim olmayınca

Muhannetin kahrın çekmem

Gel deyip de gelmeyince

Senin çağın geçer olur

Bu dünyalar kime kalır

Tomurcuk gül gazel olur

Vaktinde derilmeyince

Karacoğlan sözün haktır

Düşmanın dostundan çoktur

Aşk & Gökhan Türkmen


Ben bakmasaydım sana

Ve sen öyle gülmeseydin bana

Kim bilir ne kadar uzağa

Bakmadan gidiyordum arkama ama...

Aşk seni yazıyormuş

Bilmeden kaderime kazıyormuş

Hep seni çiziyormuş sayfalarca

Sen gelmeden sevmeden

Uzak Yakınlık & Edip Cansever*


Soruyordun

İlkyaz işte

Uyanıp bir bahçeyi dinliyoruz

Tenhalık böyle


Dallar mı kırılmış, sarmaşıklar mı toz içinde

Beklesem hemen gelecek olduğun

Tam öyle olduğun

Oysa hep yanımdasın, seninle her şey yanımda

Kırıp dökük de olsa yanımda

Mesela çok sevdiğin bir deniz bile yanımda

Adsız Bir Çiçek & Edip Cansever*



Rengini dünyaya ilk defa sunan

Adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim

Sevgilim

Bana 'sen bir şairsin' dediğin zaman.

 

Yalnız sana yazıyorum bu şiiri

İstersen bir şiir gibi okuma

Çünkü her yıl yeniden yazacağım onu

Soğuklar başlayınca havalanıp

Millerce yol katettikten sonra

Güneyi tadan bir kuşun sevinciyle.

 

Ve yazmış olacağım bir de

Her dönemde her çağda

Sevdanın kendine özgü diliyle.

Acaba & Edip Cansever*


Dönelim

Döndürsün bizi

Kalbin akıp giden bulutlara benzeyen sesi

Yağmursuz bir yağmura açılmış kapılardan

Ve akılda kalan bir yokuştan

Ve yalnız çocuklara özgü o sonsuz sinema koltuklarından

Ve çocukluktan

Dönelim

Dönelim mi biz

Gençlikten, oralardan

Mutluluğu bir kabuk gibi saran mutsuzluklardan

Dönelim mi acıya

Acıya, büyük acıya

Ve soralım mı acaba

Ey büyük yalnızlık insansan eğer

Bir kaya

Dalgalar yalarken onu

O bakarken kaskatı kalabalıklara

Ah, kalbin bulut bulut akan sesi.


Bütünüyle bir semte benziyor Ruhi Bey

Binlerce, on binlerce kedinin hep

24 Nisan 2025 Perşembe

Sen de mi hâlâ esîr-i zülf-i yâr olmaktasın?*


Sen de mi hâlâ esîr-i zülf-i yâr olmaktasın?

Uslan ey dil uslan artık ihtiyâr olmaktasın
Bilmiyorsun kendini zâr ü nizâr olmaktasın
Uslan ey dil uslan artık ihtiyâr olmaktasın

Sabahın yemişi bir tane vişne*

 


  • Sabahın yemişi bir tane vişne

    Giderem gelirem ardıma düşme (ay Osman)

    Yörüha yörüha küsmüşem senden
    Ayrılık badesin içmişem elden (ay Osman)

Yüce dağdan esen rüzgâr*


Yüce dağdan esen rüzgâr

Sevgiliye selâm götür 

Yollarımı kesen rüzgâr 

Sevgiliye selâm götür 


Yasda işkencede midir? 

Zevkte eğlencede midir? 

Deme gündüz gece midir? 

Sevgiliye selâm götür 


Araya girsede dağlar 

Bizi kara sevda bağlar 

Belki gizli gizli ağlar 

Sevgiliye selâm götür 


Yasda işkencede midir? 

Zevkte eğlencede midir? 

Âteşîn gözlerini rûha kemend etme sakın*


Âteşîn gözlerini rûha kemend etme sakın

Beni Leylâ gibi sen zülfüne bend etme sakın

Kanayan kalbimi öksüz bırakıp gitme sakın

Beni Leylâ gibi sen zülfüne bend etme sakın

Senle durmak derd-nâk eyler beni & Kanûnî Hacı Ârif Bey*


Senle durmak derd-nâk eyler beni

Senden ayrılmak helâk eyler beni
Âh o âteş sîne-çâk eyler beni
Senden ayrılmak helâk eyler beni

Hâlâ kanayan kalbimi aşk ateşi dağlar*


Hâlâ kanayan kalbimi aşk ateşi dağlar

Ümmîdi kırılmış beni âtiye ne bağlar 

Gönlümdeki öksüzlüğe hattâ gülen ağlar

Ümmîdi kırılmış beni âtiye ne bağlar 

taslak için yer




taslak

Veda & Orhan Seyfi Orhon*


Sana nasıl anlatılır

Sensiz hayatın boşluğu,

Bir zindanın ağır ağır

Çöker üzerime loşluğu.

Dünya her mihnete bedel

Sen olduğun için güzel

Hayat, hayal, ümit, emel

Senden alıyor hoşluğu.

Arıyorum seni uzak

Bir şehirde sallanarak

Hala geldiğin günün bak

Üzerimde sarhoşluğu.

Hani o bırakıp giderken seni & Orhan Seyfi Orhon *


Hani o bırakıp giderken seni

Bu öksüz tavrını takmayacaktın

Alnına koyarken vedâ busemi

Yüzüme bu türlü bakmayacaktın

Gelse de en acı sözler dilime 

Uçacak sanırım birkaç kelime 

Bir alev hâlinde düştün elime 

Hani ey gözyaşım akmayacaktın

23 Nisan 2025 Çarşamba

23 Nisan & Hasan Ali Yücel


 23 Nisan…

Yurdu koruyan,
Yarını kuran,
Sen çocuğum.

Eskiyi unut,
Yeni yolu tut,
Türklüğe umut,
Sen ol çocuğum.

Bizi kurtaran,
Öndere inan,
Sözünü tutan,
Sen ol çocuğum.

Küçüksün bugün,


22 Nisan 2025 Salı

Biyâ ki kadd-i tü der bâğ-ı can nihâl-i menest*


Biyâ ki kadd-i tü der bâğ-ı can nihâl-i menest

Meh-i cemâl-i tû hurşîde bi-zevâl-i menest

Be bağ-ı aşkı tû ey serv-i kad men an mûrgam

Ki kâinat-ı ser-â-ser be zir-i bâl-i menest

Nice pervâne gibi şem'i ruhun yâd edeyim*


Nice pervâne gibi şem'i ruhun yâd edeyim 

Sen bana etmeyicek rahm-ü terahhümler edip 

Senden ey şûh-i cefâ-pîşe kime dâd edeyim 

Aşiyan*

Sanki sana o özlemim geçmişte kaldı Bir de üstüne karlar yağdı Orada duran öylece bir olduk bir an Kol kolaydı genç kız ve adam Aşinayım ben...