Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düştü
Dayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâre düştü
O zamân ki bezm-i cânda bölüşüldü kâle-i kâm
Bize hisse-i mahabbet dil-i pâre pâre düştü
Gehî zîr-i serde desti geh ayağı koltuğunda
Düşe kalka haste-i gam der-i lûtf-ı yâre düştü
Erişip bahâra bülbül yenilendi sohbet-i gül
Yine nevbet-i tahammül dil-i bî-karâre düştü
Meh-i burc-ı ârızında gönül oldu hâle mâ`il
Bana kendi tâli`imden bu siyeh sitâre düştü
Süzülüp o çeşm-i âhû dedi zevk-i vasla yâ hû
Bu değildi niyyetim bu yolum intizâre düştü
Reh-i Mevlevîde Gâlib bu sıfatla kaldı hayrân
Kimi terk-i nâm u şâne kimi it`ibare düştü
*Tanburi Cemil Bey - Yine Zevrak-ı Derûnum Kırılıp Kenâre Düştü [ Külliyat © 2016 Kalan Müzik ]
*Sinekli Bakkal & Halide Edip Adıvar
Atlas Yayınevi
Otuz Üçüncü Basım - Şubat 2007
Yine zevrâk-ı derûnum kırılıp kenâre düştü
Dayanır mı şişedir bu reh-i seng-sâre düştü
Reh-i Mevlevî de (Gâlip) bu sıfatla kaldı hayran
Kimi terk-i nâm ü şâne, kimi i'tibâre düştü
Yâr yâr dilde nihânım
Dost dost kaşı kemânım
Takât mı gelir o çeşm-i meste
Elbet de olur gören şikeste
Yâr yâr af eyle efendim




































































Hiç yorum yok:
Yorum Gönder