29 Ekim 2025 Çarşamba
100. Yıl Cumhuriyet Marşı & Ali Altay*
12 Ekim 2025 Pazar
Çökertme*
Çökertme'den çıktım da Halil'im aman başım selâmet,
Bitez de yalısına varmadan Halil'im aman koptu kıyamet
Arkadaşım İbram Çavus Allahıma emanet
Burası da Asbat değil Halil'im aman Bitez Yalısı
Ciğerime ateş saldı yağlı kursun yarası
Gidelim, gidelim Halil'im Çökertme'ye varalım.
Kolcular gelirse Halil'im nerelere kaçalım.
Teslim olmayalım Halil'im aman kursun saçalım
Burası da Asbat değil Halil'im aman
11 Ekim 2025 Cumartesi
Yağmurun Şarkısı* & Badr Şakir al-Sayyab
عَيْنَاكِ غَابَتَا نَخِيلٍ سَاعَةَ السَّحَرِ
أَوْ شُرْفَتَانِ رَاحَ يَنْأَى عَنْهُمَا الْقَمَرُ
عَيْنَاكِ حِينَ تَبْسِمَانِ تُورِقُ الكُرُوم
وَتَرْقُصُ الْأَضْوَاءُ... كَالْأَقْمَارِ فِي نَهَرٍ
يَرُجُّهُ المِجْذَافُ وَهْناً سَاعَةَ السَّحَرِ
Gözlerin, seher vaktindeki iki hurmalık
Ya da ayın artık uzaklaşmaya başladığı iki balkon
Ne vakit gülse gözlerin, yeşerir asmalar
ve (gözlerinin) parıltısı âdeta dans eder,
seher vakti bir küreğin narince salladığı nehirdeki ay ışığı gibi…
...كَأَنَّمَا تَنْبُضُ فِي غَوْرَيْهِمَا النُّجُومُ
Âhımı hicrânımı sakladım gizli tuttum*
Âhımı hicrânımı sakladım gizli tuttum
Gönlümü yıllar yılı hayâlinle avuttum
O gençlik günlerimiz dönmez asla geriye
Yazık ki dönse bile o sevdâyı unuttum
Hey Gidi Günler*
Andıkça geçen günleri gözlerim dolar
Sanki seni yanımda bulurum
Tozlu topraklı yollarda gezen
O eski sevgilin olurum
Bizler mi bilmem ki yoksa zaman mi değişti
O güzel günler hangi köşelerde gizlendi
Hey hey gidi günler, hey gidi günler
Beni benden çalan o güzel günler
Hey gidi günler, hey gidi günler
Beni benden çalan o güzel günler
Şimdi sen nerelerdesin ben neredeyim
Sanki bambaşka bir alemdeyim
Seni andıkça içim yandıkça
Sanki yine o günlerdeyim
Bizler mi bilmem ki yoksa zaman mi değişti
O güzel günler hangi köşelerde gizlendi
Hey hey gidi günler, hey gidi günler
Beni benden çalan o güzel günler
Hey gidi günler, hey gidi günler
Beni benden çalan o güzel günler
Coştukça coşar aşk dolu şarkı okurduk
Bir çiçekle de mutlu olurduk
Varsın güneş doğsun varsın doğmasın
Yine hayattan bir tat bulurduk
8 Ekim 2025 Çarşamba
Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düştü & Şeyh Galib
Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düştü
Dayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâre düştü
O zamân ki bezm-i cânda bölüşüldü kâle-i kâm
Bize hisse-i mahabbet dil-i pâre pâre düştü
Gehî zîr-i serde desti geh ayağı koltuğunda
Düşe kalka haste-i gam der-i lûtf-ı yâre düştü
Erişip bahâra bülbül yenilendi sohbet-i gül
Yine nevbet-i tahammül dil-i bî-karâre düştü
Meh-i burc-ı ârızında gönül oldu hâle mâ`il
Nice Yıllardır Ser-i Kûy-i Melâmet Bekleriz & Fuzûlî
Nice yıllardır ser-i kûy-i melâmet bekleriz
Leşker-i sultân-ı 'irfânız velâyet bekleriz
Sâkin-i hâk-i der-i meyhâneyiz şâm u seher
İrtifâ'-ı kadr için bâb-ı se'âdet bekleriz
Cîfe-i dünyâ değil kerkes gibi matlûbumuz
Bir bölük ankâlarız kâf-ı kanâ'at bekleriz
Hâb görmez çeşmimiz endîşe-i ağyârdan
Pâsbânız genc-i esrâr-ı muhabbet bekleriz
Seni sevdâ çiçeğim tâc-ı serim*
Seni sevdâ çiçeğim tâc-ı serim
Bilemezsin ne kadar çok severim
Bunu her gün sorarım tâzelerim
Söyle kalbinde benim var mı yerim?
Osman Aga*
Ne de güzel kaşların var
Ne de güzel kaşların var
Rastık sürmek ister Osman Aga
Rastık sürmek ister Osman Aga
Sabah olsun,çarşıya giderim
Sabah olsun,çarşıya giderim
Sabahlara dayanamam Osman aga
Yalancısın inanamam Osman aga
Ne de güzel baldırın var
Ne de güzel baldırın var
Naylon çorap ister Osman Aga
Naylon çorap ister Osman Aga
Sabah olsun çarşıya giderim
7 Ekim 2025 Salı
Âteş-i sûzan-ı firkat yaktı cism-ü cânımı*
Bir harâb âbâda döndürdü dil-i varânımı
Neyle teskîn eyleyim bu dîde-i giryânımı?
Çünkü aldırdım elimden sevgili cânânımı
Ağla çeşmim ağla durma gitti elden nazlı yâr
Çağla ey eşk-i terim çağla misâl-i cûybâr
Uzuyor yıllar gibi dakikalar sen yoksan*
Uzuyor yıllar gibi dakikalar sen yoksan
Teselliler ümitler neye yarar sen yoksan
Alev alev yanarken bilsen nasıl her gece
Bin defa ölüyorum fecre kadar sen yoksan
5 Ekim 2025 Pazar
Mavi Randevu & Celal Sılay*
Mavi bir elbiseyle gelmiştin, gökyüzü maviydi.
Getirdiğin rüzgârla ev kokuyordun..
Kolun koluma değiyordu, omzun omzuma..
Mendilin maviydi, gökyüzü maviydi..
Bin dokuzyüz kırk iki baharıydı
Bahçeli pencereler önünde geziyorduk,
Gözlerimiz buluşuyordu, ürperiyordum
Gökyüzü maviydi, mendilin maviydi
Sıcak nefesin yüzüme değiyordu
“Evlenebilir miyiz” diye sormuştum,
Yürüyüşün değişmiş, yüzün pembeleşmişti;
Mavi elbiseler içindeydin, gökyüzü maviydi.
Elini elime verdin, ayrılıyorduk,
Gözlerin gözlerimde, dudakların ıslak,
“Sık sık konuşalım” demiştin; gittin..
Mendilin maviydi, gökyüzü maviydi.
Bahçe & Ahmet Haşim*
Bir Acem bahçesi, bir seccâde;
Dolduran havzı ateşten bâde…
Ne kadar gamlı bu akşam vakti..
Bakışın benzemiyor mu’tâde.
Gök yeşil, yer sarı, mercan dallar…
Dalmış üstündeki kuşlar yâda;
Bize bir zevk-ı tahattur kaldı
Bu sönen, gölgelenen dünyâda!
4 Ekim 2025 Cumartesi
Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düştü & Gazel/Şeyh Galip
Yine zevrak-ı derûnum kırılıp kenâre düştü
Dayanır mı şîşedir bu reh-i seng-sâre düştü
O zamân ki bezm-i cânda bölüşüldü kâle-i kâm
Bize hisse-i mahabbet dil-i pâre pâre düştü
Gehî zîr-i serde desti geh ayağı koltuğunda
Düşe kalka haste-i gam der-i lûtf-ı yâre düştü
Erişip bahâra bülbül yenilendi sohbet-i gül
Yine nevbet-i tahammül dil-i bî-karâre düştü
Meh-i burc-ı ârızında gönül oldu hâle mâ`il
Bana kendi tâli`imden bu siyeh sitâre düştü
Süzülüp o çeşm-i âhû dedi zevk-i vasla yâ hû
Bu değildi niyyetim bu yolum intizâre düştü
Reh-i Mevlevîde Gâlib bu sıfatla kaldı hayrân
Kimi terk-i nâm u şâne kimi it`ibare düştü
2 Ekim 2025 Perşembe
Gül müdür bülbül müdür şol zâr u efgân eyleyen*
Gül müdür bülbül müdür şol zâr u efgân eyleyen
Ten midir yâ can mıdır hem arş-ı seyrân eyleyen
Gül müdür bülbül müdür şol zâr u efgân eyleyen
Ten midir yâ can mıdır hem arş-ı seyrân eyleyen
Âteşin keremiyetinin sırrını duygur bize
Ki hilâf üzre anı kimdir gülistân eyleyen
Yelde kimdir geh nesîm ü geh sabâ zevkin veren
Gâhî hışmiyle nice beldanı vîrân eyleyen
Gül müdür bülbül müdür şol zâr u efgân eyleyen
1 Ekim 2025 Çarşamba
Bir kızıl goncaya benzer dudağın*
Bir kızıl goncaya benzer dudağın
Açılan tek gülüsün sen bu bağın
Kurulur kalplere sevdâ otağın
Kimbilir hangi gönüldür durağın?
Her gören göğsüme taksam seni der
Kimi ateş gibi yaktın beni der
Kimi billur bakışından söz eder
Kimbilir hangi gönüldür durağın?
Aşiyan*
Sanki sana o özlemim geçmişte kaldı Bir de üstüne karlar yağdı Orada duran öylece bir olduk bir an Kol kolaydı genç kız ve adam Aşinayım ben...
-
Saki getir ol badeyi kim mâye-i candır Arâm-dih-i akl-ı melâmet-zedegândır Ol mey ki olur saykal-ı dil ehl-i kemâle Nâ-puhtelerin aklına bâd...
-
* mehmet akif'in abdülhamid'e yazdığı nefret şiiri - ekşi sözlük mehmet akif ersoy'un, ıı. abdülhamid'e yazdığı nefret dolu ...
-
Sesinde o öfkenin o korkunç yıldırımı var ki Her yerde hak ve kurtuluş duygusunu tetikler. Vuruşunla kahredici ayağı titrer zorbalığın, En g...










%20%20bbbb%20b%20b%20bbBBB%20B%20B%20B%20BBBBB%20BBB%20BBBBB%20BBBBBBBB.jpg)



