9 Haziran 2025 Pazartesi

Gazel & Ali Şir Nevaî


Bahar boldu vü gül meyli kılmadı könlüm

Açıldı gonca ve lîkin açılmadı könlüm

Yüzün hayâli bile vâlih erdi andak kim
Bahâr kelgen ü kitkenni bilmedi könlüm

Yüzün nezâresi de mest ü mahv idi yani
Ki gül çağıda zamânî ayılmadı könlüm

Zamane gül-bünide gonca dektür il könlü
Olarga şükr ki bârî katılmadı könlüm


Nevayı gonca tilep könlüm ağzın etti heves
Eğerçi tapmadı lîkin yanılmadı könlüm

Günümüz Türkçesi ile:

1. Bahar oldu, gönlüm güle arzu duymadı, goncalar açıldı, fakat gönlüm açılmadı.

2. Gönlüm yüzünün hayali ile öylesine şaşkındı ki, baharın geldiğini ve gittiğini anlamadı.

3. Yüzünü seyredince gönlüm, öylesine hazla doldu ki, gül mevsiminde bir an olsun ayılmadı.


4. Ey Nevâi! Gönlüm gonca diledi, sevgilinin duda­ğını istedi. Gerçi elde edemedi, ama sevmekten vazgeçmedi.


*Ali Şîr Nevaî - Vikipedi

*Nizamüddin Ali Şîr Nevaî veya yaygın adıyla Ali Şîr Nevaî (Çağatayca: نظام الدین علی شیر نوایی; Özbekçe: Alisher Navoiy; Uygurca: نىزامىدن ئەلشىر ناۋائى; Farsça: نظام الدین على شير هروی Nizām al-Din ʿAlī Shīr Herawī veya kısaca علیشیر نوایی


Alishīr Nevāī
; 9 Şubat 1441, Herat - 3 Ocak 1501, Herat), 15. yüzyıl Türk şairi.[1]

Ali Şîr Nevaî'nin bir portresi. Bilinmeyen ressam, İsfanaKırgızistan.

Ali Şîr Nevaî, 1441 yılında (günümüzde Kuzeybatı Afganistan'da bulunan) Herat'ta doğdu. Ali Şîr Nevaî'nin yaşadığı dönemde Herat, Timurlu Devleti hükmü altında idi ve Herat bu devletin en önemli kültürel ve entelektüel merkezlerinin başında gelmekteydi. Ali Şîr Nevaî'nin ailesi Çağatay sülalesindendi ve Ali Şîr Nevaî Timurlu Devleti içinde yüksek rütbeli bir sınıftan olarak "emir" (Farisi olarak mir) unvanını taşımaktaydı. Ali Şîr Nevaî'nin babası Siyabettin "Kıçına (Küçük)" adı ile bilinmekteydi. O zamanlar Sultan Timur'un dördüncü oğlu olan Şahruh Mirza Timurlu Devleti'nin Horasan eyaletinin valisi olup 1405'te Timur'un ölümünden 1447'ye kadar Timur devletinin batısını gayet bağımsız olarak Herat'tan yönetmekte idi. Siyabettin "Kıçına (Küçük)" "Şahruh"un Devlethane denen sarayında onun hükümdarlık alanında yüksek bir devlet idarecisi idi. Bir dönem için Siyabettin bu devletin önemli şehirlerinden biri olan Sebzevar şehrinin valiliğini yapmıştı. Ali Şîr Nevaî'nin annesi de Şahruh'un sarayında Şahruh'un şehzadelerinin birisinin mürebiyyesi görevini yapmakta idi.

Ali Şîr Nevaî küçük yaşta iken, babası öldü. Timurlu sülalesinin bir üyesi olan Timur'un torununun oğlu olan ve Horasan valiliği de yapan "Ebül-Kasım Babür Mirza bin Baysüngör Beg" vesayetine geçerek onun yanında yetişti.


Bu saray eğitiminde Ali Şîr Nevaî sonradan Horasan'da Timurlu Devleti hükümdarı olacak Hüseyin Baykara ile beraber yetiştirildi. Fakat 1447'de Şahruh'un ölümünden hemen sonra Herat karıştı ve politik durum istikrarsız oldu. Bu nedenle Ali Şîr Nevaî ile birlikte eğitim arkadaşı olan Hüseyin Baykara, vasileri olan "Ebül-Kasım Babür Mirza bin Baysungur Beg" başlarında Meşhed'e kaçmak zorunda kaldılar. Ertesi yıl Meşhed'de iken bin Baysüngör Beg öldü. Hüseyin Baykara ve Ali Şîr Nevaî'nin gelecekteki hedefleri ayrıldı. Hüseyin Baykara kendini devletin sultanı yapıp politik iktidar kazanmak için o dönemin politik hayatına atıldı. Ali Şîr Nevaî önce Herat'ta sonra Semerkand'da

Nızamiye medresesine devam etmeye başladı ve Semerkand medresesinde müderrisliğe başladı.

Bu arada Herat, Timurlu Devleti'nin Semerkand Hükümdarı olan ve Şahruh'un torunu olan Ebu Sa'id Mirza'nın eline geçti. Hüseyin Baykara bir müddet hapiste yattıktan sonra annesinin aracılığı ile Herat'ı Ebu Said Mirza adına yönetmeye başladı. 1469'da Ebu Said Mirza Karabağ Muharebesi'nde isyancı Uzun Hasan komutasındaki Akkoyunlular'


a yenilip Timurlu Devleti hükümdarı tarafından idam edilince Timurlu Devleti çöktü.

Hüseyin Baykara Herat'ı eline geçirerek 1469'da kendini Herat Timur Devleti Sultani ilan etti. Bundan sonra Horasan Sultanı olan Hüseyin Baykara 1470'e kadar Akkoyunlular ve Ebu Said Mirza'nin oğulları ile savaşa girdi ve 1470 yılının güzünde bunları ayrı ayrı yenerek Herat'ta hükümdarlığını pekiştirdi. 1470'te önemli bir rakibi kalmadı. Ali Şîr Nevaî


Semarkand'daki medrese görevinden ayrılıp Herat'a gitti ve Sultan Hüseyin Baykara altında devlet idareciliği görevine başladı.

Sultan Hüseyin Baykara'nın Herat'ta Sultan olarak hükûmet etmesi 1506'ya kadar sürdü. Ama 1471'de "vezir" unvanı da verilen Ali Şîr Nevaî'nin ona görevi 3 Ocak 1501'de Ali Şir Nevai'nin eceli ile ölmesine kadar devam etti. Ali Şîr Nevaî bu dönemde bir münzevi derviş hayatı yaşadı; ne bir kadınla evlendi ne de yanına bir cariye aldı


ve hiçbir çocuğu olmadı. Ali Şîr Nevaî'nin mezarı Herat'ta bulunmaktadır.














... ..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aşiyan*

Sanki sana o özlemim geçmişte kaldı Bir de üstüne karlar yağdı Orada duran öylece bir olduk bir an Kol kolaydı genç kız ve adam Aşinayım ben...