31 Aralık 2025 Çarşamba

İç bade güzel sev var ise akl ü şuurun*


Sâkî getir ol badeyi kim mâye-i candır

Ârâm-dih-i akl-ı melâmet-zedegândır


Ol mey ki olur saykal-ı dil ehl-i kemâle
Nâ-puhtelerin aklına bâdî-i ziyandır


Bir câm ile yap hatırı zîrâ dil-i vîrân
Mehcûr-ı hârâbat olalı hayli zamandır


Sâkî içelim aşkına rindân-ı Huda`nın
Rindân-ı Huda vâkıf-ı esrâr-ı nihandır


Sâkî içelim rağmına softa harisin
Kim maksadı Kevser emeli hûr-ı onandır


Aşk olsun o pîr-i mey-i perverde-i aşka

Kimseye etmem şikâyet*


Kimseye etmem şikâyet, ağlarım ben hâlime

Titrerim mücrim[1] gibi baktıkça istikbâlime

Perde-i zulmet[2] çekilmiş, korkarım ikbâlime

Titrerim mücrim gibi baktıkça istikbâlime

Bir dâme düşürdü ki beni baht-ı siyâhım *

Bir dâme düşürdü ki beni baht-ı siyâhım 

Vallahi bu sevdada benim yoktu günahım 

Etmezse inayet bana ol çehresi mahım 

Mutlak onu da mahvedecek âteş-i ahım 

24 Aralık 2025 Çarşamba

Gece Mavili Kadın & Melahat Babalık*


Geçip giderken yaşamın sonsuz ırmağından 

Gece mavisi düşlerin ara sokaklarında

Yıkamadı alnının çatısına vuran poyraz

Esti savurdu fırtınalar boranlar

Bir yangın yeridir elinde kalan


Derin sularda gömülüdür sızısı

Kİmse duymaz yanar içten içe

Yıldızlar uyurken göğsünde

Şimdi nerede yüreğinin kuş cıvıltıları


Okşarken yüzünü

Gece mavisi serin yeli

Camlarına yazılan şiir dilleri

Anılar gömülürken simsiyah Gecenin koynuna

Yalnızlığın ortasında büyüyen

Itır çiçeği gitme vaktidir


Hazan vurdu şarkısı biten

Güz bahçende

Güneş vurmaz su yürümez dallara

Kuşlar konmaz yapraksız ağaçlara


Giyinip basma entarisini

Düşer yollara yalı yapıncak

Nereden geldiğin değil

Önemli olan nerede durduğun

Sen gece mavili kadın

Şiirin tanrıçası

Bir âfet-i meh-peyker ile nüktelerim var,*

Bir âfet-i meh-peyker ile nüktelerim var,

Fehmetmesi müşkil

Aşkı gibi sînemde bulunmaz güherim var,

Sad şevka muâdil

Ebrûleri imâ ile gizli eder iş’ar

Bir bûse atasın

Ahdî’ye nihanî kereminden haberim var,

Müjde sana ey dilâre varsa hayâl dahî yâre ben gibi

20 Aralık 2025 Cumartesi

Ne içindeyim zamanın & Ahmet Hamdi Tanpınar*



Ne içindeyim zamanın,

Ne de büsbütün dışında;

Yekpâre, geniş bir ânın

Parçalanmaz akışında.

Bir garip rüyâ rengiyle

Uyuşmuş gibi her şekil,

Rüzgârda uçan tüy bile

Benim kadar hafif değil.

Başım sükûtu öğüten

Uçsuz bucaksız değirmen;

İçim muradına ermiş

Abasız, postsuz bir derviş.

Kökü bende bir sarmaşık

Olmuş dünya sezmekteyim,

Mavi, masmavi bir ışık

Ortasında yüzmekteyim.

Aşiyan*

Sanki sana o özlemim geçmişte kaldı Bir de üstüne karlar yağdı Orada duran öylece bir olduk bir an Kol kolaydı genç kız ve adam Aşinayım ben...